Amazon kadınlar meme kanserine karşı

Yaklaşık onbeş, onaltı yıl önce babaannemi meme kanserinden kaybettik. O zamanlar ondört, onbeş yaşlarındaydım. Dolayısıyla aklım beş karış havada, yaşanan hastalığın ciddiyetinin farkında olmadan günlerimi geçiriyordum. Tedavi sürecinde babaannemin bir memesi alınmış ve bir süre normal hayatına bu şekilde devam etmişti. Allah rahmet eylesin, hatırladığım kadarıyla pek hayat dolu, değişik bir kadındı. Belki de onun bu rahatlığı ve ailenin diğer fertlerinin durumun vahametini bana yansıtmaması nedeniyle, meme kanserinin ciddiyetini anlayamamışım. Şimdi düşününce, iyi ki de anlamamışım.

O günlerden aklıma kazınan yegâne sahne, babaannemin tek memesinin olmadığını görmem olmuştu. Bu durum da gayet doğaldı. Sanki her zaman tek memeliydi ve evet garipsediğimi hatırlıyorum ama şimdi düşününce sanırım pek etkilenmemişim.  Şimdi meme kanseri hakkında okudukça, bilgilendikçe meme kanseri teşhisinin babaannem için çok geç konulduğunu ve hastalığın geç evrelerinde tedaviye başlandığını anlıyorum. Oysa kanserin her türünde aslolan erken tanıdır. Ve meme kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi şansı yüksektir.

1-31 Ekim meme kanseri bilinçlendirme ve farkındalık ayı 

Bu konuda biz kadınların bilinçlenmesi oldukça önemli, zira bu hastalık sırf kadın olduğumuz için başımızın belası. Çünkü kadın olarak östrojen hormonu üretiyoruz ve meme kanserine yakalanma riski östrojen hormonuna (kadınlık hormonu) uzun süre maruz kalınma durumunda artırıyor. Erken yaşlarda adet görme, menopoza geç girme, doğurganlık çağında beş yıldan fazla doğum kontrol hapı kullanma ve menopoz tedavisi için kullanılan hormon ilaçlarını (bunların içinde de östrojen oluyor) beş yıldan fazla alınması meme kanseri gelişme riskini artırabiliyor.

Meme muayenesi nasıl yapılır? 

Öncelikle kendimizi kontrol etmeliyiz. Yirmi yaşın üzerindeki tüm kadınlar için en kolay ve bedava yöntem elle muayenedir. Her ay adet bitimini takip eden ikinci ve üçüncü gün göğüslerdeki şişlik, hassasiyet kaybolur ve muayenenizi rahatlıkla yapabilirsiniz. İsterseniz duşta, isterseniz yatar pozisyondayken tek elinizi başınızın arkasına koyun, diğer elinizin işaret, orta ve yüzük parmaklarıyla memenize, koltuk altınıza minik dairesel hareketlerle sanki masaj yapıyormuş gibi kontrol edin. Herhangi bir şişlik ya da sertlik olmadığına emin olun.

Ayrıca ayna karşısına geçip sırayla; ellerinizi başınızın arkasına koyun, hazır ol pozisyonunda durarak ellerinizi bacaklarınıza doğru bastırın ve ellerinizi tavana doğru kaldırın. Tüm bu hareketleri yaparken;

  • Her iki meme de aynı büyüklükte mi?
  • Büyüme, küçülme, büzüşme var mı?
  • Meme başı çevresinde büyüklük ve renk farkı, meme başından akıntı veya kan geliyor mu ya da meme başında genişleme, düzleşme, çöküntü, yön değiştirme, kabuklanma, çatlak, kırmızı yara var mı?

Böyle bulgularla karşılaşırsanız acil olarak genel cerrahi uzmanına başvurmanız gerekir.

Kırk yaş altı kadınlarda meme kanseri oranının düşük olması ve meme dokusunun yoğunluğu nedeniyle mamografi kırk yaş üzeri kadınlara öneriliyor. 40 yaşına kadar kendi kendimizi her ay muayene etmeli ve sonrasında da düzenli olara her yıl mamografi çektirmeliyiz. Mememizde kanserli bir kitle varsa dahi onun ele gelebilmesi için az 5 yıl geçmesi gerekmekteymiş. Bu kitlenin ele dahi gelmeden erkenden tespit edilmesinin tek yolu ise meme kanseri taraması. Hayat ihmale gelmiyor. Erken teşhis ile her şeyin üstesinden gelebiliriz.

Meme kanseri en çok kırk yaşın üzerindeki kadınlarda ortaya çıksa da seyrek olarak yirmili yaşlardaki kadınlarda, hamilelerde ve emziren kadınlarda da ortaya çıkabiliyor.

Hayat mucizelerle dolu! 

Hamileliği sırasında 3. seviye meme kanseri teşhisi konulan fotoğrafçı Kate Murray kemoterapi süreci geçirip tek memesini aldırdı. O bir amazon! O bir savaşçı! Hamileliğinin bitmesine daha 36 hafta varken kemoterapiye devam kararı alarak dünyaya sağlıklı bir erkek çocuk getirdi. Kate’in bebeğini emzirirken çektirdiği ve sosyal medya hesabında paylaştığı bu fotoğrafı ve yazdıkları “Emzirmek ne kadar kutsal bir bağ! Kalbimin bir parçası kırık, diğer parçası ise kabarmış vaziyette…” pek çok kadına ilham olmuş ve emzirmenin meme kanserinden korunmanın bir yolu olduğunun altını bir kez daha çizmiş durumda. Yapılan araştırmalar ailesinde göğüs kanseri olan kadınlardan çocuklarını emzirenlerin, menopoz öncesi dönemde göğüs kanseri olma riskinin yaklaşık %60 oranında azaldığını göstermektedir. 

 

Merhaba… Evet, evet; sana sesleniyoruz. Arkana bakma güzel kadın. Sana, bu selamımız… 

 

Yüksek mi geliyor sesimiz? Yüksek tabii… Çünkü bu selamı sana veren tek kişi değil ki… Koro halinde sesleniyoruz. 

On kişiyiz. 

Tanımadın değil mi bizi? 

Haklısın tanımazsın, tanıyamazsın. Biz, her birimiz, dünyadaki her sekiz kadından biriyiz…” 

 

İşte bizim amazonlar. Yanı başımızdaki arkadaşlarımız, kız kardeşlerimiz, annelerimiz, komşumuz kocaman yürekli kadınlar meme kanseriyle savaşmış ve şimdi başka kadınlara yol gösteriyor, ışık oluyorlar. Gelirinin tamamını Kanserle Dans Derneği’ne bağışlayacakları bu kitapta hastalılarının tanı ve tedavi süreçlerini her biri ayrı ayrı kaleme almış. Birbirlerini sosyal medya sayesinde bulan bu on amazon meme kanseri hakkında kadınlara farkındalık kazandırmak, erken teşhisin önemi ve hastalığa yakalanmış diğer insanlara yalnız olmadıklarını hissettirmek için kişisel tecrübelerini bu kitapta toplamışlar.

Bu harika on kadına sıkı sıkı sarılıyorum, ne harika bir iş yapmışlar, gönülden tebrik ediyorum…

Bu yazım 21 Ekim 2015 tarihli Ht Hayatta yayınlanmıştır.

Bu yazıyı paylaş
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrPin on PinterestShare on Google+Print this pageEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.