Bebekler her şeyin farkında

Yenidoğan bebekler konuşabilselerdi eminim pek şeyden şikayetçi olurlardı. Doğum zaten başlı başına yorucu bir süreç ve hemen sonrasında yaşadıkları üzerine tuz biber ekecek nitelikte… Doğum sonrası anneden ayrı kalmak, aşılar, giyinmek, parlak ışık, tanımadıkları insanlar, yerçekimi, yeni tanıdıkları hisler, beden fonksiyonları hepsi ve çok daha fazlası yenidoğan bebeklerin yaşadığı zorluklar ve farklılıklar.

 

Beni annemden ayırmayın! 

Bebekler kendilerini bildikleri andan itibaren sıcacık, karanlık anne rahminde yerçekimini çok az hissederek ve hiç çaba harcamadan yaşarlar. Doğdukları anda ihtiyaçları olan tek şey annelerinin göğsüdür. Dünyada hiçbir kuvözün yerini tutamadığı anne göğsünde bebekler rahat, huzurlu ve stresten uzak olurlar. Yaşamsal fonksiyonları iyi yönde gelişir. Sağlıkla doğan bebeğin doğar doğmaz ilk ve tek ihtiyacı göbek kordonu kesilmeden annesine kavuşmaktır.  

img_9180

Aslına bakarsanız yenidoğanlar dünyaya tam olmadan gelirler. Gözleri ancak otuz cm kadar görür. Işığa karşı çok duyarlıdır ve loş ortamları severler. Doğum kanalından geçerken kafasının şekli bozulmuş, burun düzleşmiş, gözleri şişmiş olabilir. Anne karnında o kadar kıvrılarak dururlar ki dışarı çıktıklarında yaklaşık bir aya kadar düzelecek bacak ve ayak deformasyonları gözlenebilir.

Yenidoğanların elleri ve ayakları aylarca soğuk olabilir. Bir yaşına kadar el ve ayaklarındaki kılcal dolaşım olgunlaşmadığı için soğuktur, üşüdüğü için değil. Üşüyor diye eldiven giydirmek yerine omzundan ya da göğsünden üşüyüp üşümediğini kontrol edebilirsiniz.

Yenidoğan bebeklerin beyinlerindeki solunum merkezi bir yaşına kadar olgunlaşmadığından nefes alış verişleri dikkatle dinlerseniz sizi telaşa sokacak kadar düzensizdir.

En önemli ihtiyacı ana kucağı!

Doğumdan sonra teni ilk defa havayla temas eder. Derisinde görünen soyulmalar (kurumadan), kızarıklıklar ve lekeler dış dünyaya uyum sağlamaya çalıştığı ilk aylarda normaldir. Ciltleri çok hassastır. Kuru ve temiz tutulmaya ihtiyaçları vardır. Banyo yaparken büyüklerin kullandıkları temizlik malzemelerini yenidoğana kullanmamak gerekir. Uzun bir süre şampuan vs. ihtiyaçları yoktur. Çok hassas ve kuru ciltli bebeklere banyo sonrası özel üretilmiş, mümkünse doğal nemlendiriciler sürmek faydalı olur.

Meme onların dünyasıdır ve anneyle arasındaki göbek kordonu gibidir. Tüm besinler, sevgi, huzur, mutluluk, stres, endişe vs. bebeğe memeden ve annesinin kollarından geçer.Bebeklerin burnu çok iyi koku alır ve doğum sonrası anne karnına konan bebekler sürüne sürüne gider, memeyi kokusundan bulur.  

Ağlamak bebeğin tek iletişim şeklidir. Acıkınca ağlar, rahatsız ve yalnız hissedince ağlar, annesini isteyince ağlar. Ağlaması kötü değildir, sizinde iletişime geçmek ve size birşeyler anlatmak için ağlar. Ne demek istediğini anlarsınız susarlar. Ağladıkça ciğerleri açılmaz siz onu anlamamış ve ihtiyacını karşılamamış olursunuz. 

Sadece bu yazdıklarımı bile dikkate alsak aslında yenidoğanın anne bakımına, şefkate ve ilgiye ne kadar ihtiyacı olduğunu anlayabiliriz. Onlar büyük bir travmayla bu dünyaya gelmiş insan bebekleridir ve buraya alışmaları için hisseden, anlayan ve bilinçli varlıklar yerine koyularak ve saygı gösterilerek ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Konuşulmaya, dokunulmaya, anne sütüne ve sevgiye ihtiyaçları vardır. Ve onların doğum anıları dahil ilk senelerde yaşadıkları olayların tüm hayatlarını şekillendirecek güçte olduğunu ve bebeklerin bilinçaltlarına her şeyi kaydettiklerini bilirsek dikkate almamız ve hassas davranmamız gereken pek çok şeyi yenidoğanlı hayatımıza sokabiliriz. Bence bunlardan en önemlisi onların oyuncak bir bebek gibi duygusuz, bilinçsiz, nasıl olsa anlamayan olmadıklarını bilmek ve ona göre davranmaktır. Örnek olarak; yattığı yerden aniden kaldırmaktansa kaldırmadan önce “şimdi seni kucağıma alacağım” diye söyleyebilir ya da herkesin yanında altını değiştirmek yerine mahremiyetine saygı göstererek boş bir odada alt değişimini yapabilirsiniz.

Bu konular ilginizi çekiyorsa tavsiye edebileceğim iki kitap var. Birincisi Kuraldışı yayınlarından çıkan “Doğmamış Çocuğun Gizli Yaşamı” rahim içi hayattan başlayarak size bebeğiniz hakkında inanılmaz bilgiler verir ve diğeri ise Doğan Kitaptan çıkan “Bilinçli Bebek”, bebeğinizi büyütürken size harika bir kılavuz olacaktır.

Bu yazım 4 Kasım 2015 tarihli Ht Hayatta yayınlanmıştır.

Bu yazıyı paylaş
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrPin on PinterestShare on Google+Print this pageEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.