Sütün yetiyor!

sütün yetiyor doula özge

Yeni doğum yapmış bir kadına kesinlikle söylenmemesi gereken cümlelerin başında “sütün yetmiyor” un olması gerektiğini düşünenlerdenim. Niye yetmesin canım kardeşim! Biraz sabır edin lütfen, anneyi daha ilk günden bunalıma sokmaya, kendine güvenini baltalamaya kimin hakkı var!

“Ayşe Hanım bebeğiniz çok huzursuz görünüyor. Doymuyor, çok aç, sütünüz yetmiyor. Biz ona biraz mama verelim, mutlu olsun…” Lohusa bu sözleri bebek hemşiresinden duyduğu için sütünün yetmediğine artık emindi ve hastanede mama takviyesine başladı.

“Sarılık üst sınıra yakın çıktı. Korkulacak bir durum yok, her şey normal ama isterseniz mama verelim.” Lohusa ne yapsın; yenidoğan sarılığı hakkında yeterli bilgisi yoktu ve bebeği sarılığı kolayca atlatsın diye mama teklifini kabul etti.

Doğum gerçekleşti ve anne emzirme konusunda endişeli.

“Göğüslerimde hiç süt yok. Doluluk hissetmiyorum. Bebeğim emmiyor, aranıyor ama süt gelmediği için sinirleniyor. Sütüm gelmiyor, bebeğimi besleyemiyorum.” Hastane personeli genel olarak ilgisiz, yeni anne şaşkın emzirmeye çalışıyor ama kısa süre sonra sütünün olmadığına herkes ikna oluyor ve mama takviyesi teklifini kabul ediyor. 

Buna benzer bir olayı geçen hafta yaşamış bir lohusayı dinlerken yine içim içimi yedi.  Bebeği onbeş günlük, sağlıklı, sarılık düzeyi üst sınıra yakın değil. Bebeğini emzirirken diğer göğsünden süt fışkırıyor ama hastanede sütünün bebeğe yetmediği ve anne sütü yanında hazır mama vermesi söylenmiş. Bunun yanı sıra göğüslerinden 60 cc süt çıkarana kadar pompa yapması, 60 cc çıktığı zaman mamayı bırakması tavsiye edilmiş.

Bu lohusa umutsuzluk ve stres altında sürekli pompa yapıyor. Bu gerginlik ve performans kaygısıyla göğüslerden azıcık süt çıkıyor. Pompa yaptığında azıcık süt ürettiğini gören anne, etrafında ona destek olmaya gelen akrabaların da desteğiyle dayanıyor mamaya… (Oysa bebeğin emmesiyle gelen süt miktarı ile stres altında yapılan pompa arasında dağlar kadar fark vardır.) Biberonla mama emen bebek uzun uzun uyuyor. Biberondan daha kolay emiyor. Anne meme verirken sütünün yetmediğini düşünse de bebek yaklaşık otuz dakika aralıksız emip uykuya dalıyor. Aslında her şey yolunda ama annenin kendine güveni hastaneden çıkmadan alt üst edilmiş. Etrafındaki destekçilerde aman birşey olmaz mama ver gitsin türünden verdikleri destekle biberon, mama ikilisini desteklemişler. Şimdi annenin bebeğini besleyecek sütü rahatlıkla ürettiğini ve bu sütle bebeğinin doyduğunu anlayabilmesi için daha farklı bir desteğe ihtiyacı var.

Bu hikayeler ve benzerleri o kadar sık yaşanıyor ki… Yeni doğum yapmış anneler, özellikle ilk bebekleriyse, emzirme konusunda oldukça endişeli, bilgisiz ve kendilerine güvensiz oluyorlar. Hastanelerdeki yaklaşım ise neden olduğunu anlamadığım bir şekilde hızla yenidoğana mama takviyesi vermek üzerine. Bunun en önemli nedenlerinden biri de yenidoğanın yaşadığı sarılık.

Fizyolojik sarılık yenidoğanların yarısında görülüyor ve bunun bir hastalık olmadığını bilmek bence oldukça önemlidir. Sarılık durumunun ciddiyeti kandaki bilirubin miktarının belirli düzeyi aşmaması ile ilgilidir. Fizyolojik sarılık doğum sonrası ikinci, üçüncü günde başlar ve zamanında doğan bebeklerde bir haftanın sonunda kaybolur. Fizyolojik sarılığın bebeklere bir zararı yoktur. Bilirubin düzeyi çok yükselmedikçe tedavi edilmesi gerekmez hatta sağlıklı bebeklerde hafifçe yükselmiş bilirubin düzeyinin A, E, C vitaminleri gibi antioksidan etkisi vardır ve yapılan son araştırmalar sarılığın bebeğin dış dünyaya alışmasına yardımcı olduğunu göstermektedir.

Yenidoğan bebeklerde en çok fizyolojik sarılık gözlemlenir. Bunun çaresi ise bebeği sık sık emzirmektir. Ek mama ve şekerli su vermek anne sütünü azaltacağı gibi tedavi edici değildir. 

Bu durumda fizyolojik sarılığın belirli düzeylerde gayet normal olduğu, hazır mama ve şekerli su vermeye gerek olmadığını anlıyoruz. Bol bol emzirmek fizyolojik sarılığın çözümüyse bebeklere neden hemen mama vermek istiyoruz?

Bir de anne sütü sarılığı var. Bu sarılık sadece anne sütüyle beslenen bebeklerde doğumdan bir hafta sonra başlıyor ve yalnız anne sütüyle beslenmeye devam ediyorsa dördüncü ayın sona kadar devam edebiliyor. Bu durumda gayet normal ve anne sütüne devam edilmesi ve hatta bebeğin daha sık aralıklarla emzirilmesi öneriliyor.

Bu durumda yenidoğanın her derdine devanın anne sütü olduğunu bilmeliyiz. Negatif sözler yerine her annenin bebeğine yetecek kadar süt üretebildiğini söylemeli ve bundan yola çıkarak yeni doğum yapmış annelerimizi emzirme konusunda hem fizyolojik, hem de psikolojik olarak desteklemeliyiz. Anneler olarak da kendimize güvenmeli ve kulaklarımızı negatif tüm sözlere kapatmalıyız.

Faydalanılan Kaynaklar:

http://www.samiulus.gov.tr/Cocuk_Sagligi_PDF/yenidogansarilik.PDF

0-1- Başla! – Şirin Seçkin – Remzi Kitabevi

Cochrane

Bu yazım 14 Ekim 2015 Tarihli Ht Hayatta yayınlanmıştır.

Bu yazıyı paylaş
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrPin on PinterestShare on Google+Print this pageEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.